
Bu, sadece iki kalbin değil; zamanın, kaderin ve ateşin dans ettiği bir aşkın destanı...
Mısra ve Dolunay…
Ruhları yıldızlarla örülü, yürekleri sonsuzlukta buluşan iki kayıp aşık.
Bu hikaye; Dolunay ve Mısra'nın, bir ömür bağlı olan kalplerinin hikayesiydi.
Ne Mısra, Dolunay olmadan yaşayabiliyordu; ne de Dolunay, Mısra olmadan yaşayabilirdi.
Onlar, kalplerini bir etmiş; "Hiçbir insan varlığı kalbi olmadan yaşayamaz" ilkesine bağlı iki deli aşıktı.
Ama kaderin ağır eli üzerlerine düştüğünde, Dolunay’ın yolu karanlığa saptığı vakit; en büyük fedakarlığa, en derin suskunluğa mahkûm olur.
Bu fedakârlığı da, belki; hayatındaki tek "Son Mısra"sı olacaktı!